Şubat'ın 29'unda Doğan Bahtsızlar İçin Teselli Bahaneleri - Lichtenberg

avatar

Herkese selamlar. 🙋‍♀️

Nasılsınız, umarım keyifler yerindedir. Ben de iyiyim çok şükür. 🎈
Bugünün benim açımdan hiçbir anlam ve önemi yok fakat 29 Şubat'ın dört yılda bir ortalarda görünmesinin, eminim ki çoğu kişinin hayatında az da olsa bir etkisi vardır. Özellikle bugün doğanlar için. 🎂

Hepimizin bildiği gibi bir yıldaki 365 günün hesaplanmayan 6 saati, 4 yılın ardından yaklaşık 1 güne tekabül ediyor ve o da şubat ayının sonuna ekleniyor.
Google da bu günü yaptığı şirin Doodle ile hatırlatıyor. Anasayfasında görebilirsiniz. :)

Ben neden bunlardan bahsediyorum? Çünkü geçen hafta şans eseri görüp sipariş ettiğim kitabı bugün okudum ve şimdi size anlatmak için geldim.
Zaten Kırmızı Kedi'nin çıkardığı bu turuncu seriyi gördükçe kütüphâneme katmak istediğimi daha önce de söylemiştim. Fakat ilgi çekici ismiyle dikkatimi çektiğini de itiraf etmeliyim: Şubat'ın 29'unda Doğan Bahtsızlar İçin Teselli Bahaneleri.


20240229_193910.jpg

Upuzun ismine aldanmayın. 53 sayfalık bu cep kitabının, üç bölümünden biri o kısım ve o da sadece 9 sayfacık. Okumadan önce eğlenceli bir metinle karşılaşacağımı sanıyordum ama tahmin ettiğim gibi olmadı. Şu ânâ dek 29 Şubat doğumlu birini hiç görmedim ama karşılaşınca ona hediye edebileceğim güzel bir kitap olmasını isterdim doğrusu. 🙇‍♀️

Tanıtım bölümündeki bilgilere göre; yazar Lichtenberg, 1756'dan 1799'da ölene kadar aralıksız defter tutmuş. Karalama Defterleri olarak geçen bu defterlerde bilimden felsefeye hemen her konuda kısa ama çarpıcı gözlemlerde bulunmuş. Elimde tuttuğum bu minicik kitap da sanki o defterlerdeki rastgele sayfalardan koparılmış gibiydi. Hele ki birinci bölümdeki Kuyruklar Fragmanı'ndaki domuz ve İngiliz Buldok köpeğinin kuyruklarının çizimleriyle bezenmiş, garip çıkarımlarla dolu olan satırların hikmetini hiç anlayamadım. 🤷‍♀️

Daha son kısmı görmediniz. Bu hiçbir şey değil. Bölümün ismine bakın: Eski Yunanların Burgaçları Sesletimi ve Elbe Kıyısındaki Yeni Kardeşlerinin Sesletimiyle Kıyaslanması Üzerine: Ya da Mee, Mee ve Meh Üzerine, Ay'a Mektubun Muharririnden Edebi Bir İnceleme. 🤭

Umarım yazım yanlışı yapmamışımdır, ekrana bakmadan bir elde kitabı tutup tek elle yazmaya çalıştım çünkü. Amaann kelime veya harf hatası yapsam da anlaşılmayıp arada kaynar giderdi zaten. İsmi okuyunca kulağımda istemsizce Devlet Bahçeli'nin "Ne yapmak, nereye varmak istemektedir?" sözleri çınlıyor. :D

Artık yorulmaya başladım ve sonuca varmak için sadece birkaç not daha ekliyorum. (sf 50)

Sonlara doğru bu ifadeyle karşılaşınca azıcık gülümsedim ve sayfanın kenarına 'ben de ben de' yazıverdim. 🫠

Doğum gününü dört yılda bir kutlayanların diğer insanlardan farklı olduğunu söylüyor yazar. "29 Şubat'ta doğan birisi, doğum gününü ne zaman kutlamalı?" konusu ünlü bir gazeteye de konu olmuş o zamanlarda. Şöyle bir cevap gelmiş: "Doğduğun andaki güneşin ve gezegenlerin konumu tespit edilmeli. Bir daha o noktaya gelindiğinde gerçek doğum günü bulunmuş olur." diyor. Bu da bazen 28 şubata veya 1 marta denk gelebiliyor.
Bir yıl 365 gün ve 6 saatten oluştuğu için de dünyadaki insanların dörtte üçü yanlış günde kutluyormuş zaten. 🤷‍♀️

Eski yılın ölümü genellikle büyük bir sevinçle kutlanır. Oysa gelecekte kendisi daha bir 18 saat can çekişir ve yeni yılın gelişi de daha 18 saat önce, kendisi henüz doğmamışken kutlanır. (sf 21) 😶‍🌫️

Çok garip geliyor kulağa aslında. Daha eski yıl gitmeden yenisi için kutlamalar düzenleniyor. Bu çok üzücü değil mi? 🙊

Şimdiye dek "Hangi günde kutlanmalı?" meselesine değinildi. Bu durumda hayatımızda fizikselden çok gündelik ve ahlaki yönden daha fazla kayıp vardır diyor yazar. Bunu da şu şekilde açıklıyor: İnsanlar o günde yeni planlar yapar ve hayaller kurar. Bırakmak istedikleri davranışlar için bir milattır. Kişi; geç yatıp geç kalkmalara, sağlıksız beslenmeye ve bazı kötü alışkanlıklara veda eder.
Kendisine iyi geleceğini düşündüğü şeyleri yapmaya söz verir. İleride nerede ve nasıl olmak istediğine dair hayaller kurar. Daha iyi bir ben olmak için o gün bir adım atar yani. Daha çok kitap okumaya söz verir, spor yapmaya veya hobilerine daha fazla zaman ayırmaya dair içinde bir ışık yanar.
Fakat o gün dört yılda bir geliyorsa tüm motivasyonunu kaybedebilir endişesini taşıyor yazar.


Ben 29 Şubat'ta doğmuş olsaydım ne yapardım? Eğer ailem böyle bir şeyi yaşamamı istemediği için nüfusta doğum tarihimi bir gün önce veya sonrasına almadıysa ben öyleymiş gibi yapardım galiba. Özel günlere çok önem atfeden insanlardan biri olmadığım için beni pek etkilemezdi diye düşünüyorum. 🤷‍♀️
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz peki?

Bu satırları yazdığım sırada gözüm telefona ilişti ve şöyle bir Tweet gördüm: "4 yılda bir denk gelen 29 Şubat'ta evlenmeyi tercih etmeyenler yüzünden İstanbul'da sadece 168 çift nikah masasına oturacak."

Bu sayı bana bayağı fazla geldi. Normal zamanlarda ne kadar nikah kıyılıyor acaba, ona bakmak lazım. :)
Tweet'in altı komik yorumlarla doluydu. Tahmin ettiğiniz üzere evlilik tarihini hatırlamakta zorlanan ve her yıl hediye almak istemeyen erkeklere dairdi bunlar. :d

Durumun ve koşulların uygun olup olmayışına göre, kişi bazen tüm yanılgılarıyla bir bilge olarak ve bazen de tüm bilgeliğiyle şaşkın bir ördek olarak kabul edilebilir. (Arka Kapak)

Bugün birazcık kısa bir yazı oldu. Zaten küçücük bir kitaptı bahsettiğim. Yanına alakasız başka şeyler eklemek istemedim.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. 💐



0
0
0.000
12 comments
avatar

Ben de bugün haberlerde gördüm, açıkcası 29 Şubat'ta doğmak ya da nikah gibi önemli bir şey yapmak istemezdim :)

0
0
0.000
avatar

önemli bir şeye imza atmak istemezdim ben de:)
teşekkür ediyorum uğradığın için 🌻

0
0
0.000
avatar

Kitabın adı bence baya düşünülmüş. Çünkü çok dikkat çekici 😅.

29 şubatta doğanlar için o gün talihsiz bir tarih gibi düşünülse de bence gayet güzel. Daha az kişide olacağı için farklı bir doğum tarihine sahip olmak güzel olurdu .

0
0
0.000
avatar

Kitabın adı bence baya düşünülmüş. Çünkü çok dikkat çekici 😅

etkili satış stratejisi:)
o yüzden aldım ben de 🫠

Daha az kişide olacağı için farklı bir doğum tarihine sahip olmak güzel olurdu

evet bu da başka bir bakış açısı, eminim o gün doğanlar içinde bu şekilde düşünüp mutlu olanlar da vardır 🙆‍♀️
çok teşekkür ediyorum uğradığın için 🌸

0
0
0.000
avatar

Bu kitabı ilk defa duydum ama güzelmiş. Ben de gerçek hayatta 29 Şubat'ta doğan biriyle hiç tanışmadım. Belki de sizin düşündüğünüz gibi düşünüp doğum günleri 1 Mart'mış gibi davranıyorlardır. Bu gayet iyi bir fikir 😂

0
0
0.000
avatar

doğum günleri 1 Mart'mış gibi davranıyorlardır. Bu gayet iyi bir fikir

evet belki bu şekilde düşünüp davrandıkları için de hiç karşılaşmamış olabiliriz 🙆‍♀️
kitabın ismini ben de ilk defa duydum, ilgi çekici geldiği için okuyup paylaşmak istedim ve okuduğun için çok teşekkür ediyorum 🌻

0
0
0.000
avatar

Kitabın adı çok ilginç. Benim bir tanıdığım vardı 29 Şubat doğumlu ama 1 Mart diye kayıt etmişlerdi. Şans mı şansızlık mı bilemiyorum 🤗

0
0
0.000
avatar

Benim bir tanıdığım vardı 29 Şubat doğumlu ama 1 Mart diye kayıt etmişlerdi. Şans mı şansızlık mı bilemiyorum

tanıdığı olan birini ilk defa duydum demek ki çoğunluğu nüfusta 1 mart olarak geçiyor.
şans da olabilir şanssızlık da.. nereden baktığına göre değişiyor sanırım. 🤗

uğrayıp okuduğun için teşekkür ederim arkadaşım 🌸

0
0
0.000
avatar

doğum günümüzü de yanlış günde kutluyormuşuz. bugün de bir şey öğrendik...

0
0
0.000
avatar

her gün yeni bir bilgi öğrenmek güzel şey..

0
0
0.000